Sat11182017

Last update05:30:48 AM GMT

Back Yazarlarimiz Tansel Kaya
Cesur Ol Ferdinand!
1 PDF Yazdır Email
Kültür Sanat | Deneme
Yazan   
Çarşamba, 11 Ocak 2012 01:00
Tansel Kaya

Güne öksürük nöbetlerimden biriyle uyandım. Soğuk suyla yüzümü yıkayıp biraz da olsa ayılmayı bekledim. O sıra farkettim, yine elbiselerimle sızmıştım. Neyse işte, giyinmekle ilgili sorunum kendiliğinden çözülmüştü. Genellikle giyimime özen göstersem de, şu sıralar umursamıyordum. İş olsun diye terkedilmiştim. Ve bu durum bende pervasızlık yaratıyordu. Bir sigara yaktım. Arka cebime notlarımı sıkıştırıp, rengini çoktan kaybetmiş deri ceketimi sırtlanıp, kendimi sokağa attım. Halsizdim. Başım çatlıyordu. Yine de güne bir yerlerden başlamam gerektiğini anımsayabiliyordum. Hayatımdan birkaç kadeh daha eksiltmenin zararı olmaz diye düşündüm. Rotasız yola koyuldum.

Son Güncelleme: Perşembe, 12 Ocak 2012 04:47
Devamını oku...
 
2 PDF Yazdır Email
Kültür Sanat | Deneme
Yazan   
Perşembe, 12 Ocak 2012 04:57
Tansel Kaya

Derin bir soluktan sonra bir an, tam da o an işte, anlarsın. Sen artık sen değilsindir. Bir daha da olamazsın. Kendini bulamazsın kadehlerce. Sana ait herşey dağılmıştır. Dağıtmışsındır her parçanı sırtlanlara. Artık son nefesine kadar izleyebilirsin çiğnenişini. En büyük parçanı, senden en çok nefret edene sunmuşsundur zaten. Görebildiğin her köşe ya da duvarında asılı bir portre mesela, bir şişe gül şarabı belki, hatırlatır sana ziyan edildiğin o şöleni. Artık bilirsin, en büyük ihanetin kendinedir. Bir an, tam da o an işte, ben de anladım.

Devamını oku...
 
3 PDF Yazdır Email
Kültür Sanat | Deneme
Yazan   
Perşembe, 12 Ocak 2012 04:52
Tansel Kaya

o umutsuz günleri nasıl ezdiğimi anımsayamıyordum bile. Kalabalıktık. Avareliğe bir de ayyaşlığı yakıştırmıştık. Hayvanat bahçelerini andıran bir gürültü girdabında herkes birşeyler anlatabileceğini kanıtlamak istiyordu. Kadehlerce yiterken, tanıdığım ama umursamadığım epeyce suratsız arasında, onu izliyordum bir süredir. Buğulu gözleri, süzgün, yıpranmış yine de meydan okuyan bakışlarıyla kalabalığın tam merkezine hapsolmuş kırgın bir kadın. Onu çevreleyen bu derinlik, bu hüzün, yaptıklarından mı yoksa başına gelenlerden mi belli olmuyordu. Epeyce koyu ve dalgalı, yine de geniş yüzünü örtmeyen saçları vardı. Otuzlu yaşlarına yaklaşmıştı sanırım. Hayatın, eksikte olsa günahkar hazlarını tatmış ve biraz da olsa tatmin olmuş duruşu, yine de sırtından eksik etmediği bir enkazı vardı sanki. Adını bilmiyordum, açıkcası öğrenmek de istemiyordum. Adını bilirsem, ona bir anlam yakıştırıp, düşlerimde bir oda vermem gerekirdi. Ve bu gerçek beni titrek bir telaşa sürüklüyordu.

Devamını oku...
 
4 (Vakıf Yazıları 1) PDF Yazdır Email
Kültür Sanat | Deneme
Yazan   
Perşembe, 12 Ocak 2012 04:49
Tansel Kaya

Güneşin merhabasına yaklaşık iki saat kala, ayrı geçirdiğimiz bunca aydan sonra, evime; defalarca nefeslerimizi paylaşmak için koştuğumuz, çıplaklığın tanımını sınarken her defasında daha tutkulu, tenlerimizde vaftiz olduğumuz şapelimize yürüyordu benimle. Uzun süre yaşanan kindar yalnızlıklar, sürtükçe teşhir edilen mutluluk halleri ve birbirimize yakıştırdığımız sürgün, ilk karşılaşmamız; birbirimizin kokusunu anımsadığımız ilk anda bitmiş, yine o bize ait parfümü yaşamaya karar vermiştik habersizce. Biliyordum, en derin aşıklar için zaman yoktu. Gözlerdeki o tanıdık, o ateşlere özgü parlak bakış, dudaklardaki ince titreyişler; derinlerinde zorla, zorbalıkla tutsak edilen özlemleri, o en gerçek olanları bir anda yeniden ateşe verirdi. Bu durumu yargılama küstahlığı barındıran hiç kimse anlayamaz, sadece eksik parçasının kimde olduğunu bilen ve boşluğunu, hüzünle, kinle ve hatta şehvetle bile dolduramayan, kalabalıklar içinde en büyük yalnızlıkları yaşamış sahipleri anlayabilirdi.

Devamını oku...
 
5 (Vakıf Yazıları-2) PDF Yazdır Email
Kültür Sanat | Deneme
Yazan   
Cuma, 06 Ocak 2012 01:18
Tansel Kaya

Kadehim elimde, epeyce kendime bulanmış oturuyordum. Barmen dostuma en yakın sandalyeyi seçmiştim. Olabildiğince tutkulu ve hiç vakit kaybetmeden sarhoş olmaya çabalıyor, bunu da iyi beceriyordum sanki. İngiliz kılıklı bu bara hergün gelir, meteliksiz kalana kadar içer ve buraya ait olduğumu her defasında daha fazla hissederdim. Yalnızca tuvalete gitmek için sandalyemi terketmiş, notlarımdan saatlerce kafamı kaldırmamıştım. Yazdıklarım samimiyetsiz görünmeye başladıyıp, telaşlı kalabalığın gürültüsü beynimde katlanılmaz hale geldiğinde, satırlarla aramdaki yersiz çekişmeyi bir kenara bırakıp çevrelendiğim şöleni izlemeye koyuldum.

Son Güncelleme: Perşembe, 12 Ocak 2012 09:10
Devamını oku...
 


Sayfa 1 / 4

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor