Sat12162017

Last update05:30:48 AM GMT

Back SIYASET

Başka Dergi | Siyaset

YOK! İnsanlar Hep Ölür ve Sesinizi Duyan Yok!

  • PDF
Zeynep Arpacı

Cünkü elemimiz sosyal medya köşelerinde slogan paylaşmaktan ibaret.

Ölülerimizin hangi toprağın altında kaldığını bilmiyoruz. Onlar zaman tünelinin geçmişinde kayıtlı kalmaya mahkumlar. Anbean.. yeni gelişmeler ölülerimizi tazecikken kokutmaya başlıyor.

Soracak olsam şimdi yaşıtım Mustafa Sarı’yı hangini hatırlayacak?

Bir zamanlar bir sevgilim vardı. Çeçenistan’a gitmek, bedensel ve ruhsal yardım götürmek isterdi. Ve gitti. Sonra ne oldu bilmiyorum. Belki biraz feysbukta sorgulasam ölüsüne yahut dirisine ulaşabilirim gibime geliyor.

Add a comment

İyi, Kötü ve Devlet

  • PDF
Can holden

Öldüler. Yoklar artık. Ne vatan vatanlığına bir şey kattı ne de özgür Kürdistan kuruldu. Uğruna canlarını ortaya koydukları o yüce kocaman değerler, onları ne mermilerden ne de kifayetsiz ölümden kurtarabildi. Yok, olmadı, bu benim içinden çıkabileceğim bir konu değil. Bir büyüğe danışmalıyım, mesela bu konuda camus’ye ne düşündüğünü sorsak: “Kendileri için bir yaşama nedeni olan düşünceler ya da düşler uğrunda ölüme giden insanlar görüyorum. Böylece de ivedilikle yanıtlanması gereken sorunun yaşamın anlamı olduğu yargısına varıyorum” minvalinde bir cevap ile karşılaşır ve hayatın anlamı ile ilgili derin düşünce dehlizlerinde yol alırdık. Cümleye tekrardan bir göz atarsanız sizinde gözünüze çarpacaktır ki camus ‘olan’dan bahsediyor ‘oldurmaya’ çalışmıyor. Mesela ‘ne kadar aptal bu insanlar idealleri uğruna ölüyorlar’ demiyor, çok sade ‘… ölüme giden insanlar görüyorum’ diyor ve bu bakış açısı onu bir düşünce denizine atıyor. İşe anlama çabası ile başlıyor. Çoğunluğun basitçe dediği gibi ‘kahrolsun’, ‘lanetliyorum’ gibi metafizik dışkılamaya yönelmeyi, insan aklına hakaret olarak gördüğünü varsayıyorum. Belki de yapmamız gereken budur.

Add a comment

HAKEM VE HÂKİM

  • PDF
Cem Uysal

Hakemlik Türkiye'de kurulduğundan beri sürekli tepki alan bir kurumdur. Bu kuruluşun üyeleri olan hakemler ise eşcinselliklerinden başlayıp ailelerine kadar uzanan bir küfür edebiyatının gelişmesine, bulundukları konumdan dolayı katkıda bulunmuş kimselerdir.

Hâkimler Türk hukuk sistemi içinde en ağırlıklı konumda bulunan kişiler olup otoriteleri, bırakın suçlular ve tanıkları, savcı, avukat gibi hukuk üyelerini de tir tir titretecek derecededir. Bu durumdan Türk hukuk sisteminden daha fazla, Osmanlı'dan gelen gelenek ve görenekler sorumlu tutulabilir. Son yıllara kadar, hâkimlerin otoriter tavrı süregelmiştir.

Add a comment

Türkiye'nin Sorunu, Abuzer - Alemdar Kardeşlerin Problemi mi?

  • PDF
Cem Uysal

İhsan Oktay Anar’ın  “Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri”nde, çok ilginç iki kahraman vardır. Bu güzel eserde birbirinden renkli bir sürü karakter vardır ama benim sözünü edeceğim iki kardeş romanda çok fazla yer almamalarına rağmen konumları açısından ilginçtir. Abuzer ve Alemdar yapışık ikizlerdir.  Esas sorun yapışık olmalarından kaynaklanmamaktadır. Bu olumsuz durumun yanı sıra, birbirlerine zıt karakter taşıyan iki kardeştir bunlar.  Abuzer “namazında niyazında ve oldukça sofu iken”,  Alemdar ise “zevke sefaya düşkün ” birisidir.  

Her zıt kutup iki kişiliğin başına gelecek olan, bu yapışık ikizin de karşısına çıkar. Abuzer camiye gitmek isterken Alemdar’ın canı meyhanelerde dolaşmak istemektedir. Birbirlerinin zoruyla her ikisine de giderler. Giderler gitmesine ama gittikleri yerlerde sorun çıkarırlar. Abuzer meyhanelerde içkinin haram olduğunu, günah işlediklerini söyleyerek meyhane sakinlerini bezdirirken, Alemdar camide namaz kılınırken açık saçık türküler söyleyerek cami hocasına ve namaz kılanlara zor saatler yaşatır. Asıl sorun Ramazan ayında yaşanır. Malum yapışık ikiz oldukları için ikisinin midesi de ortaktır. Biri oruç tutmak isterken diğeri istemez. Öykünün devamından söz etmek istemiyorum. Merak edenler alıp okurlar.

Add a comment

Masallardır Bizi Uyutan

  • PDF
Cem Uysal

Küçükken masal dinlememiş olanımız var mıdır, genellikle bu sorunun yanıtı hayırdır. Haydi, biz binde bir olasılığı hesaba katalım, diyelim ki çocuğunu bilimsel olarak yetiştirme iddiasında olan bir ebeveyn var ve çocuklarının gerçekçi olması hırsıyla yanıp tutuşuyorlar. Ne yapar bu anne baba? Masalların çocukların dünyasına zarar verdiğine inanırlar. Her zaman çocuklarına gerçeği söylerler. Sonra ne olur? Ebeveynlerin atalarından biri dünyadan sonsuza intikal eder. Al işte sana sorun nasıl anlatacaklar ölümü çocuğa? Cennete gitti deseler bir sorun, olan oldu deseler ayrı bir mesele. Kaldı ki filmlerin anlattığı masalların tersine cennet hemen gidilen bir yer değildir. Kıyameti beklemek gerekmektedir.

Add a comment

Devlet Politikaları ve Korku

  • PDF
Cem Uysal

Yüzyıllardır devlet politikaları korku üzerine kurulmuştur. Komşu bir devletten başlayıp hasım ideolojilere, farklı dinlere kadar geniş bir yelpazede bir korkudur bu. Bireysel olduğu kadar toplumsal bir duygudur. Bireylerin farklı kişiler olmasından doğan değişik korkuları olması gibi toplumların da birbirine benzemeyen geleneklerinin, yapılarının, kültürünün doğurduğu ayrıksın korkuları vardır. Ancak burada ilginç olan nokta, çeşitli bireyleri barındıran bir toplumda aynı ortak kitlesel tedirginliklerin, endişelerin yaşanmasıdır.

Add a comment

Her Telden Bir Siyaset Yazısı Denemesi

  • PDF
Cem Uysal

Sanırım 1991 yazıydı. Foça’nın enfes koylarından birinde denize girerken bir Norveçli iş adamıyla tanıştım. Mermer üzerine üretim veya ticaret yapıyordu. Genelde siyaset üzerine konuşurken şu saptamayı yaptı: “Sizler bir sorun üzerine toplantı yapıyorsunuz. İlk toplantıda sorunu tartışıyorsunuz, ikinci toplantıda tartışıyorsunuz, hatta üçüncü ve dördüncüde de. Biz de ilk veya ikinci toplantıda sorun tartışılır ve en geç üçüncü toplantıda çözüm uygulanmıştır ya da o yönde adımlar atılmıştır”.

O günden bu yana Türkiye 1993, krizini ve 2000 yılı krizlerini yaşadı. Son krizde binlerce kişi işsiz kalır, işyerleri ve bankalar kapatılırken, komşumuz Yunanistan Avrupa Birliği’nde aldığı avroları tavernalarda tüketmekle meşguldü. Son yıllarda biz, küresel krizi az hasarla atlattık veya atlatmaktayız (komşu atlatamadı) ancak bu sorunları erteleme huyu eskisine oranla epeyce azalmasına rağmen sürmekte. Geçtiğimiz yılların televizyon tartışmalarına şöyle bir hatırlayın. Son dört beş yıldır aynı konular etrafında kaç kez birbirine benzer tartışma izlediniz düşünün. Özellikle ana bazı konular çözülmeden sürekli tartışılıyor bizim Norveçliyi doğrulamak istercesine.

Add a comment

Oyna-ma Şıkıdım Şıkıdım

  • PDF
Zeynep Arpacı

Bir saat kadar önce Aziz Yıldırım ile alakalı, hâkim, kaleminin kıçını yedi. Isıra ısıra o kalemi, tahliye verdi. “Şikeci“ Yıldırım oldu adı çıktı. Yüz yıl mahpus yatsa ne olur? Yüz yıl deniz kenarında başkanlık yapsa ne olur..?

İsim leke yedi bi’ kere. Tecavüzcüyü de dışarı salan “adalet(!)” şikeciyi de salıverdi.(!)

Türk futbolu şikelidir değildir bilemem, futbol kulüpleri şike yapar yapmaz karışmam, Fenerbahçe büyüktür değildir beni ilgilendirmez. Takım da tutmam kaldı ki. Fenerbahçe’ye yolum bile düşmez. O nedenle en tarafsız hissiyatlarımı nakledeceğim an itibariyle.

Add a comment

Savaş İyi Bir Şey Değildir Arkadaşım!

  • PDF
Zeynep Arpacı

“Çalıyorum kapınızı,

Teyze, amca, bir imza ver.

Çocuklar öldürülmesin

Şeker de yiyebilsinler.”

1956 - Nâzım yazmış.

Add a comment

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor

Kısa Kısa Kitap

Dağı Delen Irmak

Book Review

Dağı Delen Irmak, Kemal Karpat’la yapılmış bir “nehir söyleşi”. Kemal Karpat, bu kitapta, tarihin anlam ve önemini, kendine özgü bir uslupla, herkesin anlayabileceği arı duru bir Türkçe ile  anlatıyor.