Sat11182017

Last update05:30:48 AM GMT

Back Ana Sayfa Gündem Türkiye Siyaset YOK! İnsanlar Hep Ölür ve Sesinizi Duyan Yok!

YOK! İnsanlar Hep Ölür ve Sesinizi Duyan Yok!

  • PDF
Zeynep Arpacı

Cünkü elemimiz sosyal medya köşelerinde slogan paylaşmaktan ibaret.

Ölülerimizin hangi toprağın altında kaldığını bilmiyoruz. Onlar zaman tünelinin geçmişinde kayıtlı kalmaya mahkumlar. Anbean.. yeni gelişmeler ölülerimizi tazecikken kokutmaya başlıyor.

Soracak olsam şimdi yaşıtım Mustafa Sarı’yı hangini hatırlayacak?

Bir zamanlar bir sevgilim vardı. Çeçenistan’a gitmek, bedensel ve ruhsal yardım götürmek isterdi. Ve gitti. Sonra ne oldu bilmiyorum. Belki biraz feysbukta sorgulasam ölüsüne yahut dirisine ulaşabilirim gibime geliyor.

 

Çeçenistan’dan suriye’ye kadar biliyorum insanlar ölüyor. Ama biliyor musunuz, insanlar hep ölürler zaten.. Afrika’da açlıktan ölürler “insanlar”. Iranda/arabistan’da şeriat öldürür onları, ortadoğuda petrolden ölürler, guatemala’da işkenceden.. türkiyede ise depremden, terörden, eylemden, töreden, koca dayadığından, aşktan… türkiyede ölmek için sebep aranmaz. Belki başka yerde de aranmaz bilmiyorum. Başka bir yer görmedim.

Ama biz, yaşama sebeplerini, “ölmek” zemininin timeline harç diye döküyoruz onu biliyorum.

Bugün 17 agustos. Ne kadar kaybımız olduğunu resmi yahut gayri resmi rakamlarla bile aklımızda tutmadan/bilmeden senede bir gün ortaya çıkıp “unutmadık, unutmayacağız” nidaları atıyoruz. Gece 00:00 ile 00:00 arası salt.

Şimdi soruyorum; 26 şubat neydi? 11 temmuz’da ne olmuştu? Ya da 19 ekimde? Peki geçen hafta veya dün???

Sonuna mekan yahut felaket adını yapıştırmadan anımsamak güç değil mi?.. bence hafızanıza iyice kazıyın. En azından bilgi yarışmalarında işinize yarar.

Acilarımız bile dandik. Çin malı acılar. Çat diye kırlılıverip un ufak oluyor en orta yerinden. Ve ardından rakı sofraları kuruluyor. Kafa güzelleşiyor mırıldanılan şarkılarla. Insanlar hep ölür ve şarkılar güftelenmeye/bestelenmeye/söylenmeye hep devam eder. Elem, yerini hafıza kayfına ve cakır keyfe bırakır.

Sürüsünüz. Hem de hepiniz. Sarı zeminli 4 parmağı paylaşıp mısırdaki ölümleri durdurabileceginizi ya da dikkat cekeceginizi zannediyorsunuz.

Yakında tisortleri de basılır fenomen logolarınızın. Anahtarlıkları yapılır ve içiniz hiç sızlamadan sıcak yuvanıza o anahtarlıga taktıgınız celik anahtarlarınızla girersiniz. Ve asıl savaş kalıntısı siz olursunuz. Ya da magnet olur bu sembolleriniz ve agzına kadar “dolu” buzdolabınızın kapagını süsler. Içinden kalmış yemekleri atmak için dokundugunuz o kapagın ustundeki magnet size aclıktan ölenleri ne kadar düsündürür bilemem…

Amac da zaten butun bunların sonunda yerine ulaşmış olur. 

Ama hicbiriniz, ne hataydaki mültecilere ne afrikadaki midesi kurumuş esmer cocuklara ne de filistindeki vahşet magdurlarına ve ihtiyac sahiplerine 1 cift yun corap göndermez, 2 hırkanızdan birini kargoya vermez degil mi?

Yaa…! Bütün bunları gectim. Siz mahallenizdeki, kocasından dayak yiyen kadını, ilaç alamayan hastayı, çocuklarını okutamayan babayı bile tanımıyorsunuz ki. Mısır ikiyüzlüleri!

O yüzden bana artistic patinaj cekmeyin hic! "Sesimi duyan var mı" diye de bagırmayın. Cunku SESİNİZİ DUYAN YOK! Siz, sokaga cıkıp evsiz bir şarapçının yanından ürkerek yürümek yerine, yanına egilip “iyi misin” demediginiz surece sizin de sesinizi duyan yok!

aynı, sokagınızın köşesinde temmuz sıcagında susuzluktan ölen bir köpegin hikayesi, mısırdaki binlerce masumun ölmesinden daha trajiktir. dokunabilecek kadar yakınınızda olan canlının ölümüne göz yummak ve fakat hiç nefes almadan yapılan bu serzeniş iki yüzlülükten baska da bir sey degildir.

**igne de bize cuvaldız da.

YOK! İnsanlar Hep Ölür ve Sesinizi Duyan Yok!

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor