Sat11182017

Last update05:30:48 AM GMT

Back Düsünce Kısa Yazı KETLENMİŞ, KİLİTLENMİŞ HAYATLAR

KETLENMİŞ, KİLİTLENMİŞ HAYATLAR

  • PDF
Cem Uysal

                  Kimi hayatlar vardır kilitlenmiş ya da ketlenmiş. Hani masallar da vardır ya, anahtar kuyuya düşmüştür ya da bir canavar yutmuştur, bulmak zordur, ulaşmak büyük çaba ister, işte öylesi bir durum. Gerçi yaşam sahipleri (yani bu durumda bulunan trajedi kahramanları) çoğu zaman farkında değildirler bu kaybın. Onun için bir kısır döngünün içinde yaşar giderler veya bir labirentin içinde dolanıp dururlar. Ne döngünün ayırdındadırlar ne içinde debelendikleri labirentin. Kimi iş yaşamında kimi duygusal ilişkilerde kimileri de hem iş hem eşle yaşarken aynı hataları yapıp aynı olumsuz sonuçlarla biteviye karşılaşmaktan usanmazlar. Bu sanki bir kaderdir, yaşanmalıdır; öyleyse yaşanacaktır.

Hele kişi bu çemberin zerre kadar farkında değilse, büyük bir iştahla her yıkımın ardından yeniden hiçbir şey olmamışçasına ayağa kalkar,  gelen yeniye büyük bir hevesle sarılır. Oysa yeni diye düşündüğü bir öncekinin tekrarıdır. Bu hayatla yaşanan bir sado mazoşist ilişkidir. Her yere serilişte büyük zevkle ayağa kalkarak acının kavurucu etkisiyle ve hiçbir şey olmamış gibi yaşama meydan okuma. Sanki içlerindeki çocuk “acımadı ki, acımadı ki” diye haykırmaktadır. Yeniden bir cengâver gibi ve yaşanmışları yok sayarak bıraktıkları yerden başlarlar.

Aslında onların (kendileri bilmese de) kahramanı Don Kişot’tur, belki daha doğrusu Sisyphos’tur. Don Kişot herkesin malumu olan bir roman kahramanı. Bilmeyenler için Sisyphos’tan söz edelim biraz. Sisyphos Yunan mitolojisinin bir kahramanıdır. Bu yazıda ayrıntısını vermeyeceğim olaylar sonucunda Tanrıları kızdırır.  Tanrılar onu bir kayayı dağın tepesine durmamacasına yuvarlayıp çıkarmaya mahkûm ederler. Sisyphos, kayayı dağın tepesine sürekli taşır ve kaya devamlı olarak aşağıya düşer. Her düşüşten sonra serüveni yeniden başlar. Albert Camus, Uyumsuz Yaşama (Sisyphos Söylencesi) adlı eserinde bu durumu “Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı” niteliyor.

Bu döngüyü aşk hayatında veya karşı cinsle ilişkilerinde yaşayanlar çevrelerinde o kadar dikkati çekmezler. Onlar kendi acıları içinde kendi kaderlerinin izini sürerler. Bu durumun neden başlarına geldiğini sorgulamaz veya sorgulayamaz ya suçu karşı cinse toptan yükler ya da kendilerinin şansız olup bir türlü iyi birine rastlamadıklarını düşünürler. Asıl sorun iş yaşamındadır çünkü çok az bir azınlık onların şanslarının yaver gitmediğini düşünse de, diğerleri onların bu başarısızlıklarını yargılar, hiçbir işte dikiş tutturamamalarının faturasını onlara çıkarırlar. Bu durum ekonomik sorunlarında açmaza yol açarsa, giderek yalnızlaşırlar.

Psikologlar onları nevrotik olarak niteliyorlar. Onlara yani psikologlara normal insanı sorunca çok az miktarda olduğunu söylüyorlar. O zaman milyarlarca insanın yaşadığı şu dünyada, az ya da çok hepimiz bir miktar nevrotiğiz demek ki.

alt

KETLENMİŞ, KİLİTLENMİŞ HAYATLAR

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor

Kısa Kısa Kitap

Dağı Delen Irmak

Book Review

Dağı Delen Irmak, Kemal Karpat’la yapılmış bir “nehir söyleşi”. Kemal Karpat, bu kitapta, tarihin anlam ve önemini, kendine özgü bir uslupla, herkesin anlayabileceği arı duru bir Türkçe ile  anlatıyor.