Sat11182017

Last update05:30:48 AM GMT

Kendin

  • PDF
Can holden

Zaman zaman kendinizi bok gibi hissedersiniz. Hiçbir işe yaramadığınızı ve çevrenizde de bir bok bile olacak insanların olmadığının farkına varırsınız. Ardından kendinizi yatıştırmaya çalışır ve bu düşüncelerin belli bir olay ardından sizin çok sinirli, öfkeli veya üzgün olduğunuz için kafanızda olduğunu ve belli bir süre geçtikten sonra rahatlayacağınızı, bir türlü her şeyin düzeleceğini düşünürsünüz ve kendinizi sere serpe bırakırsınız zamanın akışına. Zaman banyosu yaparsınız adeta. Rutin işlerle uğraşırsınız. Sizin derdinizi dert edinmemiş insanları gözlemler onlar gibi olmak yani dertten kurtulmak istersiniz. O belli süre geçtikten sonra ise kendinizi rahatlamış hisseder ve o günkü veya o saatlerdeki gibi pesimist olmadığınızı görürsünüz. İyi bok yersiniz.

Yanlış arkadaşım. Çünkü bu yol çözüm yolu değil sen sorununu çözmedin sadece bilinçaltına attın bir türlü ya da önemli bir şey olmadığına inandırdın kendini. Değil mi ki bir kere geldik dünyaya neden sorunlarla uğraşalım ki. Bok götürsün Afrika kıtasını ama biz mutlu mesut yaşayalım ne de olsa ölüp gideceğiz. Evet ölüp gideceksin. Ama yaşam muhtemelen senden sonra da devam edecek. Evet belki yaşamıyor, rüya görüyoruz sadece ama rüya da olsa insanlar can çekişiyor, bombalanarak ölüyor. Rüya içindeysen her şey mümkün demektir, peki sen buna neden inanmıyorsun. Çünkü korkuyorsun. Biliyorum sen çok korkuyorsun. Annenden ayrılmaya sevgilinin gitmesine işten atılmaya insanların seni ayıplamasına çok korkuyorsun. Korkularının kölesi olunca korkularının gerçekleşmeyeceğini düşünüyorsun. Efendine ne kadar hizmet edersen o da sana o kadar merhamet eder, buna da inanıyorsun. Aranızda seviyeli bir ilişki var. Sen onun iktidarını tanıyorsun o da senin karnını aç bırakmıyor, sen onun katliamlarını görmezden geliyorsun o sana araba veriyor, sen onun savaşı için tamtam çalıyorsun o sana makam veriyor. Dostum ruhunu şeytana satmış olabilirsin?

Hala umudun varken belki bir gün zengin olma ihtimalin halen devam ederken sen ölümü düşünüp de canını neden sıkasın ki. Neden insan hayatına biraz daha fazla değer biçilmesi için bir şeyler yapasın ki. Belki başka birisi olursun bir gün ve kendinin de ayıpladığı düşüncelerinden kurtulursun. Hayallerinde sen kendin değilsin ki zaten. İyi bir sevgili değilken gerçekte, hayallerinde mükemmel değil misin? Sen yatakta berbatken (kendini bile zor tatmin ediyorken) hayallerinde harikalar yaratmıyor musun? Gerçekliklerden, tenden bu kadar uzakken kendine dair yarattığın mitoslarla övünüyorsun öyle değil mi? O zaman arkadaşım fark etmişsindir ki yanlış yapıyorsun. Hayallerinde bile ‘sen’ yoksun kendini yaşamıyorsun. Kusura bakma ama kapitalizmin ‘ben’ şişirmelerine fazla kaptırmışsın kendini. Açıkçası çok da ilgilenmiyorum senin burjuvazi dertlerinle. Ama arada oluyor hani otobüste falan karşılaşıyoruz bütün yaşam sevincimi alıp götürüyorsun benden. Sonra seçilmiş olaylara tepkin, aptal tepkisel kızgınlıkların hayatı sanki yaşanmaz kılıyor. Hayatta bir yeri parsellemişsin ve çıkarların için kimseyi tanımıyorsun. Mesela savaşın bitmesini isteyişin ekonominin gelişmesi gerektiğine dair düşüncenden kaynaklanıyor. Ben senle oturup ne konuşabilirim ki arkadaşım. Ben senle oturur muyum sanıyorsun bir daha o masaya. Sen kendin olmaktan çoktan vazgeçmişsin. Kasiyersin, mühendissin, tezgahtarsın, avukatsın, satış danışmanısın…

Oyun içinde oyun oynuyorsun kısaca. Gerçekliğe yaklaş, gerçekliğe tutun, gerçeklikle seviş gerçeklik için savaş. Dostum seni ancak gerçeklik tatmin edebilir.

Biliyorum çok kişisel gelişim zırvalamalarına benzedi bazı yerler. İnan benim de midem bulandı.esc

Kendin

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor

Kısa Kısa Kitap

Dağı Delen Irmak

Book Review

Dağı Delen Irmak, Kemal Karpat’la yapılmış bir “nehir söyleşi”. Kemal Karpat, bu kitapta, tarihin anlam ve önemini, kendine özgü bir uslupla, herkesin anlayabileceği arı duru bir Türkçe ile  anlatıyor.