Sat12162017

Last update05:30:48 AM GMT

Sherlock Holmes

Yağmur İysen

Önceleri, o sadece yaşayan bir roman karakteriydi.Okuyucuyla bütünleşmesinin ardından hayata,hayattan sinemaya,sinemadan tv dizilerine kadar aktı.

Albay Ross,dostuma karşı hissettiği güvensizliği belli eden bir bakışla duruyordu, ama müfettişin yüzü merakla doluydu.

''Bunun önemli olduğunu mu düşünüyorsunuz?''diye sordu.

 

''Hem de çok.''

"Özellikle dikkatimi çekmek istediğiniz bir nokta var mı?''

''Köpeğin o geceki garip davranışları.''

"Ama köpek o gece bir şey yapmamış ki.''

''Garip olan da bu ya,'' dedi Sherlock Holmes. (Sir Arthur Conan Doyle,Gümüş Şimşek.)

Onun için 'hayali dedektif kahraman' demek çok zor.Çünkü kişiliği öylesine ustaca çizilmiş ki,gerçekte,1850lerin Londra'sında,Baker st. de yaşayan,pozitivist bir adam olduğunu düşünüyorsunuz.

Sherlock Holmes; morfin, kokain kullanan,tütüne baktığında yapım aşamalarını-türünü-hangi açıdan yakıldığını söyleyecek gözlem gücüne ve tütün bilgisine sahip,eskrimci,araştırmalarında tümdengelimi ağlatan,hiperaktif aynı zamanda olabildiğince soğuk,kibirli,çok iyi keman çalan,kadınlardan hazzetmeyen(Irene Adler dışında, ki bu fiziki aşk değil,yine zekaya duyulan aşktır.Watson ile olan yakıştırmalar da vardır,Watson evlendiğinde Holmes'un kadından hoşlanmaması,kadının Holmes'u kıskanmasını buna kanıt olarak gösterenler vardır.Kimilerine göreyse Watson ve Holmes arasındaki ilişki ileri derecede güzel bir dostluktan ibarettir)zeki,dahi vb. hayranlık belirten sözcükleri hak eden bir kahraman olarak betimlenir.Watson ve Holmes'un tanışmaları,Afganistan'dan dönen asker ve aynı zamanda doktor olan Watson'ın,bir ev arkadaşı arayan Holmes ile karşılaşmasıyla başlar.Holmes,ilk romandaki tasvire göre tam bir İngilizdir.Uzun boylu,sarışın,mavi gözlere sahip,ince,zeki bir adam.

Peki tüm olay,durum Sherlock Holmes ve Dr. Watson arasında mı geçiyor? Tabii ki hayır.Batman'ın Jokeri varsa,Holmes'un da ''Moriarty''si var.Prof. James Moriarty, Holmes un darkside ı seçmiş hali. Moriarty, Holmes un ‘’kanunun diğer tarafında yer alsaydım en başarılı suçlu olurdum.’’ Sözünü duyup hikayeye dahil olmuyor tabii, onun hikayeye dahil oluşuyla Holmes’un ölümü arasında paralellik var.Tabii bu ölüm,Holmes hayranları tarafından büyük tepkiyle karşılaşıldığı için daha sonra binbir çeşit yöntemle olmamış gibi gösterilecek ve Holmes, Baker sokağındaki evinde Dr. Watson’la yaşamaya devam edecek.(yazar Holmes u hayata nasıl döndürdüyse aynı başarıyla Watson’ın eşini de öldürüyor ve baştaki huzurlu zamanlara geri dönülüyor.)Bunun dışında,Londra’da güvenliği Holmes mu sağlıyor canım,yok mu burada polis falan,neden Holmes’a bu denli gerek duyuluyor diye düşünecek olursanız da,yazar yanıtı olabildiğince açık bir şekilde size sunuyor.Çünkü Holmes ne denli zeki olarak tasvir edildiyse,Scotland Yard polis teşkilatı da aynı oranda 'salak' olarak tasvir ediliyor.(örneğin müfettiş Lestrade.)Vakalara öncelikle polis gidiyor ve akıl yürütme yöntemlerinin uyuşukluğu ve işe yaramazlığı nedeniyle bir şekilde-tüm davalarda olmamak üzere-Holmes’a başvuruluyor.Zaten Holmes da sadece hoşuna giden,ilginç bulduğu davalara bakıyor.Aynı zamanda Sherlock Holmes’un uluslar arası vakalarda, Adam Smith’in gizli eli gibi bir gizli eli var.O da abisi Mycroft Holmes. Mycroft, İngiliz hükümetinin vazgeçilemeyen adamı,Sherlock kadar üstün bir zeka ve gözlem kabiliyetine sahip,ancak Sherlock'un dinamizminden yoksun,üşengeç denilebilecek bir adamdır.

 

Karakterin,kitaptan sinemaya akması

Sherlock Holmes, yayınlandığı ilk günden beri okuyucunun ilgisini çeken,ilgiyle takip ettiği bir yazı dizisiydi.Okuyucunun bu ilgisi,sinemada da devam etti.Günümüze kadar,sayısız Holmes filmi çekildi.1916’da ilk Amerikan yapımı film Wm. Gillete in Sherlock Holmes çekildi.Yakın zamanda çekilen ve diğerlerine göre daha başarılı kabul edilen, Guy Ritchie’nin yönetmenliğini yaptığı 2009 yapımı Sherlock Holmes,bilmeyenlerin-tanımayanların da ilgisini çekerek yeni dönem Sherlock Holmes ve suç bilimi ilgilisi hayran topluluğunu elde etti.
Bu başarıda Guy Ritchie ne kadar başı çekiyorsa, baş roldeki Robert Downey Jr. da seyircinin zevkle izlemesine neden oldu.Tabii ki bu filmi edebiyattan Sherlock’la tanışanlar çok da sevdi denemez.Çünkü betimlenen Sherlock her ne kadar boksta,kemanda başarılı olarak tasvir edilse de,tümdengelim vurgulanmamış,Sherlock Holmes tipindeki o asil İngiliz havasını, maskotumsu bir Amerikalı almıştı.Filmi kurtaran yine Guy Ritchie ve çekim teknikleri oldu.2011 devam filmiyse ilkinden daha başarısızdı.(benim kanaatimce,olay örgüsü zayıftı.)

Bunun aksine,her ne kadar günümüze uyarlandığı için önyargıyla yaklaşılsa da,izlendikten sonra belki de en iyi Sherlock versiyonu denebilecek bir seri çekiliyor ve çok titiz çalışılıyor.Dizinin ilk sezonu olarak 90'ar dakikalık 3 bölüm yayınlayan BBC,Hollywood’un kalitesine –hadi canım yaylan- demiş ve muhteşem bir iş çıkarmış.Bir nevi Sherlock u sahiplenmiş.

Sherlock Holmes’u Benedict Cumberbatch, Watson ‘ı Martin Freeman canlandırıyor. Dizideki Sherlock karakterinin günümüze uyarlanışı o kadar başarılı olmuş ki,bu işi yapanların birer Sherlock hayranı oldukları ortada.Zaten yapımcılarla,yazarlarla yapılan röportajlarda onlar da bunu dile getiriyorlar. 1800lerde geçen o olayları bugünün teknolojisiyle birleştirmek zaten böyle bir ilgiyle,hassasiyetle,özenle gerçekleştirilebilir.Dizinin yapımcılığını,yazarlığını Coupling'in yaratıcısı ve Doctor Who'nun yazarlarından Steven Moffat ,Mark Gatiss ve Stephen Thompson ile birlikte kaleme almış.

Benedict Cumberbatch,Sir Arthur Conan Doyle’un çizdiği Sherlock tiplemesinin neredeyse birebir kopyası.Cumberbatch,Sherlock’u kişisel özelliklerinin yanı sıra,tipik İngiliz havası ve dış görünümü itibariyle de tam anlamıyla temsil ediyor denebilir. (sivri hatlar hariç.)Ama işi abartıp o kadar da şekilci olmamak gerek,sonuçta ortaya çıkan iş kusursuza yakın mükemmeliyette.Watson’ı canlandıran Martin Freeman ile olan uyumu da diziye ayrı bir canlılık katıyor.

 

İlgilisine,izlememiş olanına fragman: tık
Ve son olarak, Sherlock Holmes'un dizide tuttuğu blog, "Tümdengelim Bilimi" burada :tık

Sherlock Holmes

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor

Kısa Kısa Kitap

Dağı Delen Irmak

Book Review

Dağı Delen Irmak, Kemal Karpat’la yapılmış bir “nehir söyleşi”. Kemal Karpat, bu kitapta, tarihin anlam ve önemini, kendine özgü bir uslupla, herkesin anlayabileceği arı duru bir Türkçe ile  anlatıyor.