Sat11182017

Last update05:30:48 AM GMT

Back Düsünce Kısa Yazı İlerlemek Üzerine

İlerlemek Üzerine

  • PDF
Gökmen Öncü

"Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir! İleri!”

“Arş, arş, arş! İleri, ileri!

Arş ileri! Marş İleri!

Dönmez geri, Türk’ün askeri!”

Ne kadar inkar etse de bazıları, şu coğrafyada yaşayan insanların neredeyse hepsinin iliklerine kadar işlemiş bir militarizm hissiyatı mevcut. İlkokulda daha ufacık çocukken, “10.000 kişilik bir Türk kabilesi, yarım saat içerisinde 10.000 kişilik bir Türk ordusuna dönüşebilir” minvalli cümlelerle genç dimağların dikkatlerini Transformers'a değil; askerin, ordunun gücüne ve önemine çekiyorlar. Hal böyle olunca da ister istemez bilinçaltına yerleşiyor bazı terimler, deyişler ve davranışlar. Militarizm, hiyerarşi ve emir-komuta zinciri toplumun her alanında değişikliğe uğramış şekillerde karşımıza çıkıyor. Tabii bazen ayırdına varılması güç olsa da fark edildiğinde epey komik manzaralar gözler önüne seriliyor.

Lafı fazla dolaştırmadan değinmek istediğim noktaya geliyorum. Emir komuta zincirin olmazsa olmazı, “İleri”dir benim gözümde. Sadece benim değil, başkalarının gözünde de öyle olmalı ki birine “Marş marş”, “ilerle”, “ileri!” denildiğinde alacağınız tepkiler gerçekten şaşırtıcı olabiliyor.

Şöyle düşünelim, okullarda her sabah, şaşmadan okutulan Öğrenci Andı’nın en vurucu kısmı “Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir” dizeleriyle taçlandırılmış. Sürekli bir hareket, devinim ve ilerlemeden bahsedilmesi için tek başına yeterli olmadığı düşünülmüş ki, “Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime and içerim.” eklenmiş. Böylelikle işi hem yemine hem de aman Mazallah, duraklamalara yer bırakmayacak bir yürüyüş şekline bağlayarak kesinlik sağlanmış.

Şimdi soruyorum size ey okuyucu: Hayatının 8 yılında ilerlemeye yemin etmiş bir nesli, siz nasıl durdurabilirsiniz?

Ben cevaplayayım: Nah durdurursun affedersin.

Bu genç otobüs şoförü olur, “Arkalara ilerletir.” sizi gözünüzün yaşına bakmaksızın. Camiye gider, “Ön taraf azıcık ilerleyelim” der, ilahi kudretle en ön sırayı daha da ön sıra yapar. Adres tarif eder, yolu bilmese de “Şuradan 100 metre” ilerletir” sonra zaten kime sorsan gösterir.

E peki güzel insanlar… Hiç mi gerilemezsiniz siz?

Cevap yine burada: Ataları ta Orta Asya’dan ilerle ilerleye gelmiş buraya, sen kimi geriletiyorsun derler adama!

“Hem, mürteci miyiz biz gerileyelim? En fazla, geriye doğru ilerleriz, bak mikrosunu zaten toplu taşıma araçlarında yapıyoruz” cevabı da hazırdır her ihtimale karşı, durumu anlamayanlar için.

Doğrusunu söylemek gerekirse, ilerlemek konseptini “İki ileri, bir geri” ya da “İşte bu Türklerin ayak sesleri” şeklinde kabul etme yönelimi arttığı sürece “Yürüyelim arkadşalar ra ra ray ray ray ray” dan öteye gidilmeyeceğine gerçekten sıkı sıkıya bağlanıyorum.

Son olarak: Ne kadar da sosyal mesaj kaygısı, militarizm yahut milliyetçilik eleştirisi ya da benzeri keskin tespitler ile doluymuş gibi gözükse de ikisi de yok bu yazıda. Tüm bunları yazmamın müsebbibi; bugün koltuğunun hemen arkasında kapı bulunmasına rağmen, büyük bir özveri ve azimle önündeki 15 kişiyi yararak ilerleyip bir sonraki kapıya vararak inme kararlılığını herkese ispatlayan bey amcadır. Bu da böyle biline!

 

 

 

 

 

İlerlemek Üzerine

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor

Kısa Kısa Kitap

Dağı Delen Irmak

Book Review

Dağı Delen Irmak, Kemal Karpat’la yapılmış bir “nehir söyleşi”. Kemal Karpat, bu kitapta, tarihin anlam ve önemini, kendine özgü bir uslupla, herkesin anlayabileceği arı duru bir Türkçe ile  anlatıyor.