Sat11182017

Last update05:30:48 AM GMT

Back Yasam Eğlence ve Yaşam TV 2000'li Yılların En İyi Yabanci Tv Dizileri

2000'li Yılların En İyi Yabanci Tv Dizileri

  • PDF
Yigit Kilitoglu

1. Battlestar Galactica (2004–2009)

Benim naçizane fikrime göre gelmiş geçmiş en iyi tv dizisidir. 70lerde yayınlanmış olan ilk versiyonundan büyük farklılıklar gösteren 2004 yapımı yeni versiyonu, üst düzey oyuncu kadrosuyla, hali hazırda kült olan bir seriyi efsaneler arasına taşıdı. Amiral Adama rolünde ilk seride Lee Adama'yı oynamış olan Edward James Olmos, televizyon oyunculuğundan çok daha büyük işleri hakettiğini bir kez daha kanıtlamış.

 

Böyle bir performans sergilemiş bir oyuncuya emmy bile vermeyen Amerikan Akademi Jurilerine de laflar hazırlamak gerek. Yapımcılar dizinin dört sezonluk epik hikayesinin yani sıra, sezon aralarında bağlayıcı nitelikte kısa ve orta metrajlı filmler çekerek izleyici kitlesine şahane kıyaklar yapıp gönüllerde taht kurdular. Number Six adlı cylon’u oynayan eski süpermodel Tricia Helfer, über güzel olduğu kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu kanıtlama fırsatı buldu. Hikaye ve oyunculuk olarak akranlarından çok üst seviyede olan bu dizi hakkında söylenecek çok şey olmasına rağmen, lâfı fazla uzatmaya gerek yok. Battlestar Galactica 2000’li yılların en iyi televizyon dizisi olarak benim ve bence bütün listelerin başında yer alması gereken ubersupersonicultrawesomest bir baş yapıt. Bu diziyi sevmeyen ölsün…

2. Friday Night Lights (2006-2011)

Bu dizi Turkiye’de herhangi bir kanalda yayınlandı mi bilmiyorum ancak drama severler tarafından mutlaka izlenmesi gereken bir seri. Dizinin yapımcısı ve yönetmeni gişe rekorları kıran Hancock adlı filmin yönetmeni Peter Berg. 2004 yapımı aynı isimli sinema filminden uyarlanmış olan dizi sinematogrofi ve senaryo olarak Hollywood gişe filmleri kalitesinde bir yapım olmuş. Gerçi sinema filmi de Buzz Bissinger adlı yazarın aynı isimli kitabından uyarlanmış ama zararı yok çünkü benim gibi kitabını da okuyan bir çok kişi iyi bir uyarlama olduğu kanısına varacakdir. Dizi Texas’ta bir lisenin Amerikan Futbolu takımı üzerinden yola çıkarak, o yörenin insanlarının futbol hayranlığını ne seviyelere taşıdığını anlatıyor. Kasaba sakinlerinin kuşaklar boyu takımda oynamış insanlar olması ve takım oyuncuları üzerinde kurdukları sosyal beklenti kaynaklı baskı şahane bir şekilde anlatılmış. Amerika'daki her mevzu gibi, lise futbol takımı gibi komik sayılabilecek bir yapı üzerinden bile oynanabilecek her türlü politik oyun dizide detaylarıyla anlatılmış. Ana karakterlerin oyunculukları fevkalade. Son dönemde yayınlanan Steven Spielberg yapımı, J.J. Abrams’ın yazar ve yönetmenliğini yaptığı Süper 8 adlı gişe filminden de hatirlayacağımız Kyle Chandler, Dillon Football takımının teknik direktörü rolünde süper oyunculuk sergilemiş. Bu dizinin Hollywood sinemasına kazandırdığı oyuncular zaten saymakla bitmez. X-Men : Wolverine filminde Gambit rolünü oynayan Taylor Kitsch, yapım aşamasında olan yeni televizyon serisi Wonder Woman'da baş rolü oynayan Adrianne Palicki, bu oyunculara bir kaç örnek. Kısaca kaliteli ve bağımlılık yaratan bir dizi. İzlensin…

 

3. That 70’s Show (1998–2006)

Komedi dizileri arasında yayınlanmış en neşeli dizi olduğu kanaatindeyim. 70’li yıllarda lise çağındaki bir grup arkadaşın başlarından geçen mevzulari anlatan dizi, stereotype komedisi dalında yeni bir seviyeye ulaşmış. Yakışıklı ama dangalak oğlan, ana kuzusu ve saf oğlan, yabancı değişim programıyla Amerika’ya gelmiş değişik oğlan, asabi ve isyankar oğlan, feminist ve güzel komşu kızı, zengin ve şımarık popüler kız gibi ana karakterlere sahip olan dizi kağıt üzerinde çok klişe gözükse de, hikaye işlenişi ve genel espiri anlayışı açısından çok orijinal bir yapım. Gençlerinin daire şeklinde oturup “çay içerek”, neşeli muhabbetler çevirdikleri sahneler diziyi benzerlerinden ayıran şahane bir fikir olmuş. Benim “Çay içerken” izlenecek diziler kategorisinde tuttuğum eğlenceli bir yapım. Yirmi dakikalık kısa bölümleri ve gülmek eğlenmek dışında hiçbir ekstra amacı olmayan böyle bir diziden beklenmeyecek seviyede oyuncu kalitesine sahip oluşu da ilginç bir durum. Dizinin ana kadrosunda Mila Kunis, Laura Prepon, Spiderman de Venom’u oynayan Topher Grace ve hemen hemen herkesin tanıdığı Ashton Kutcher yer alıyor. Başarılı komedi, keşke bitmeseymiş…

 

4. Lost (2004–2010)

Finali dandikse dandik kardeşim Lost kesinlike ilk beşe girmeli. Okuyanlar kem küm edecekler biliyorum ama önce şu soruya cevap versinler; Son yıllarda hangi diziyi son bölümüne kadar Lost’u izlediğiniz seviyede bir heyecanla izlediniz? Hangisi? Yok di mi? Yok tabii. Ben de her Lost hayranı gibi hayal kırıklığıyla bu defteri kapattım ama dizinin üzerimizde uyandırdığı heyecan ve merak kaynaklı tutkuyu başka bir dizide hissettiğim olmamıştır. İlk iki sezonun ubersahanesupersonik heyecanı her geçen sezon katlanarak azalsa da Lost, 2000’li yıllara damgasını vurmuş kaliteli bir yapım. 48 bölüm boyunca her sahnesinde “Waaaaaaaaaaaaaaaaalt” diye bağıran adama çok takılmadıkları sürece izleyiciyi bu dizi kadar içine çeken başka bir dizi de nadir görünür. İzlemeyen kalmış mıdır bilmem ama varsa eğer ve spoiler almadan izleyebilmeleri mümkünse büyük zevk alacaklarını düşünüyorum.

 

5. House M.D. (2004- Halen yayinda)

Şimdi bunu okuyan bir kısım tayfa, ilk beşe House’u koymuş olmama laflar hazırlayacak ama yapacak bir şey yok. Dizi tümden bakıldığında son derece üst seviye bir orijinallige sahip. Hugh Laurie, Gregory House rolüyle oyunculuk konusunda yeni bir seviyeye ulaşmış. Ana dilinde ingiliz aksanıyla İngilizce konuşan bir insanın Amerikan aksanıyla bu derece iyi bir oyunculuk sergilemesi de ayrı bir başarı göstergesi. Dizinin her bölümünün hemen hemen aynı çizgide ilerliyor olması uzun süredir takip eden izleyicileri kasmış olabilir, çok normaldir beni de kasmışlığı olmuştur ancak bu, genel olarak çok başarılı bir dizi olduğu gerçeğini gölgelemez. Zaten yanlızca Wilson-House ilişkisi bile başlı başına takip etmeye değer bir kurguya sahip. Neşeli, eğlenceli bir yapım. İzlensin derim.

Bu listeyi mümkün olduğunca uzun tutmak amacındayım. Bir sonraki beşliye adaylarınız varsa şöyle bir göz atarım, belki de atmam. Kesin bir şey söyleyemem.

 

 

2000'li Yılların En İyi Yabanci Tv Dizileri

Baska Dergi Site Haritası

Günlük Gazeteler

  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Sabah
  • Akşam  
  • Cumhuriyet
  • Posta
  • Radikal
  • Zaman
  • Haber Türk
  • Vatan

Sağlık

Düşünce

Seyahat

Kültür Sanat

Spor

Kısa Kısa Kitap

Dağı Delen Irmak

Book Review

Dağı Delen Irmak, Kemal Karpat’la yapılmış bir “nehir söyleşi”. Kemal Karpat, bu kitapta, tarihin anlam ve önemini, kendine özgü bir uslupla, herkesin anlayabileceği arı duru bir Türkçe ile  anlatıyor.